Some of my customers want to see detailed Usage Tracking Report with all objects created in the repository whether not been clicked once. For this I'm planning to do: - export the whole objects list with required columns from repository to csv file, - then import it to DB as a table , - and then outer join this table to my Usage Tracking report table as required. - Finally every night ODI triggers the command line below on the BI server : ./runcat.sh -cmd report -offline /u01/mw_home/instances/instance1/bifoundation/OracleBIPresentationServicesComponent/coreapplication_obips1/catalog/SampleAppLite/ -outputFile /media/sf_expdp/CATALOG/export_object_names.csv -delimiter ";" -distinct -type "Analysis" "Name" "Created" "Creator" "Modified" "Modifier" "Owner" "Subject Area" "Path"
burda biz ogrencilerin en buyuk sıkıntılarından birisi olan yemek mevzuuna deyinecegim. Asagida yasanmis ornek olay ve birkac tarif yer almaktadir, faydalidir, denensindir. işte ogrenci ev yemegi denilince akla ilk gelenler: 1- genelde kahvaltılık çeşitleri, yumurta, tavuk, türlü (tabii yapan yapıyo...) 2- eğer bu evde yaşayan öğrenci milleti gezmekten tozmaktan vakit bulursa birkaç çeşit yemek yaptığı olur(tas kebabı,buhara pilavı,salata vb)vakti olmadığı zamanda ( ki genelde olmaz ) makarna, patates kızartması (ben kendimden biliyom) 3- her daim bayat ekmek ve yumurta (yumurtalı ekmek)... 4-zaman zaman özenle pişirilip dibi tutmuş pilav (bulyon atmayi unutmayin) 5- patatesli yumurta.... tadından yenmez. doyurucu. içinde a , b ,c, d vitaminleri bolca olup aynı zaman da protein deposu ve de karbonhidrat kaynağıdır. 6- kurban bayramı dönüşü evden getirilen kilolarca kavrulmuş kıyma ( eve getirirken, kolinin yaptığı ağırlık dışında size hiç bir maliyeti yoktur) 7- haşlama yumurta, sahand...
iletisim denilen, canlilar arasindaki -olmazsa olmaz- mevzuun onemini anlatabilecek yetiye sahip degilim. bunun tanimini-onemini okuyucuya birakiyor ve dikkatimi ceken bir konuya deginmek istiyorum. karsilikli iletisimde, insanlar duygularini tamamen kelimelere dokemezler, bu bir gercektir. en usta yazar bile sectigi kelimeler ne denli guzel olursa olsun, ses, jest-mimik ve vucut dili olmaksizin, karsisindaki kisiye ancak duygularinin %60ini aktarabilir. gunumuzde buyuk cogunlugun kullanmis oldugu hazir mesajlasma olayi (en bilineni msn) ise, iletisim catismalarini korukleyen, insanlarin birbirlerini anlamasini zorlastiran bir haldedir. aslinda bunun sadece bir eglence araci oldugunu unutan bircok kisi, karsisindaki kisinin kelimelere dokmeye calistigi dusuncelerini bir de kendi sesiyle okuyarak anlam cikarmaya calisinca, is bazen cigirindan cikiyor. ornegin: daha gecen gun msn-kisisel ileti kismima : "insanlar yazi ile ancak duygularinin %60ini anlatabilirler, iletisim ortami ms...
Yorumlar